Rinoplasti ve Septorinoplasti

Burun yüzümüzün en belirgin ve en çıkıntılı bölgesi olduğundan biçimsel şekil bozuklukları ve kırık, travma gibi etkenler sonrası gelişen eğikliklerinde var olan deformite karşı taraf tarafından kolayca farkedilebilir. Burun nefes ve koku alma organıdır. Estetik operasyonlarında da bu organın yapısal ve fonksiyonel bozuklukları bizler tarafından bütünsel olarak ele alınmaktadır. Yanlış bilinenin aksine Plastik Cerrahlar tüm anatomi ve fonsiyonel fizyolojiye hakim olduklarından sadece burun dışının estetiği ile ilgilenmeyip fonsiyonel bozuklukları ile ilgili girişimi de beraberinde yapmaktadır.Burunun küçültülerek ya da büyülterek yeniden şekillendirilmesi, şekil bozukluğuna neden olan kemerin alınması, burun deliklerinin eğer gerekiyorsa daraltılması ve burun ucunun inceltilip şekillendirilmesi, aynı zamanda var olan septum eğriliklerinin (deviasyon) düzeltilmesi bu işlem sırasında gerçekleştirilir.Ortalama ameliyat süresi 1-3 saattir ve operasyon çoğunlukla genel anestezi altında gerçekleştirilir.Hastanede kalış 0-1 gündür.

Göz çevresinde şişlikler, morluklar, geçici baş ağrısı, ilk gün küçük sızıntılar olasıdır. Bütün bunlar buz tedavisi ve hekimin önerdiği ilaçların kullanılmasıyla oldukça hafiflemektedir. %12 civarında revizyon gerektirecek düzensizlikler olabilir, ancak çoğunlukla oldukça belli belirsiz deformiteler çoğu zaman hasta tekrar ameliyathaneye alınmadan bazen bir dolgu veya ufak enjeksiyonlar ile düzelebilmektedir. Ameliyat sonrasında 24 saat burunda tampon vardır, ilk 10 gün alçısı konulmaktadır. Bu aynı zamanda hastanın burnunu dış etkenlere ve travmalara karşı korur.
İşe dönüş zamanı hasta tarafından belirlenir, genellikle şişlerin miktarına göre 2-3 gün ila 1-2 hafta içerisinde dönülebilir. Günlük hayatta kıdıtlama yoktur ancak hastanın burna gelebilecek direkt darbelere karşı dikkatli olması gerekir. Ağır egzersizler 2-3. haftadan sonra yapılabilirken, gözlük takmama-darbelerden korunma 8-12 hafta gereklidir.Şişliklerin tamamen kaybolması 2 ay, burnun değişmeyecek son halini alması ise 8 ay- 1 yıl arasında olur.

Kapalı Rinoplasti (İzsiz Rinoplasti)

Burun ameliyatları için günümüzde halen 2 ana teknik ile girişim yapılmaktadır. Bunlardan Plastik Cerrahlar tarafından en çok tercih edileni kapalı tekniktir.

Her ne kadar son zamanlarda açık teknik ile yapılan girişimlerin ve sadece bu teknik ile işlem yapan hekimlerin sayısı artmış olsa da, kapalı teknik popülaritesini korumaktadır. Birçok hastaya yanlış olarak kapalı tekniğin eski teknik olduğu aksettirildiği hastalarımızdan duyulmakla birlikte bu iki yöntem veya giriş yolu arasında eskilik veya yenilik gibi bir fark yoktur.

Kapalı teknik daha çok deneyimli cerrahların tercih ettiği bir yöntem olup tüm hastalara istisnasız uygulanabilir. Kapalı tekniğin ön plana çıkan avantajları,

1-Tip (burun ucu) ödeminin(şişlik) açık tekniğe göre oldukça kısa süremesi neticesinde çabuk şeklin oturması. Hatta 1-2 ay içerisinde net bir görüntü sağlanmasına rağmen açık rinoplastide bu süre 1 seneye kadar uzaması.

2-Dışardan görülen hiçbir izin olmaması.

3-Şekillendirmenin burun kemiklerine cilt yapışık olduğu hade yapılmasından dolayı kolay şekillendirme ve çabuk iyileşme (ödemin azalması nedeniyle).

4-Ameliyat süresinin yarı yarıya kısa olması, dolayısıyla daha az anesteziye maruziyettir.

Açık Rinoplasti

İşlem diğer tekniğin aksine 1 sene içerisinde nispeten belli olmayan bir iz ile sonuçlanan giriş yoluyla yapılır. Bahse konu iz her ik burun deliği arasındaki cilt dokusuna dikine yapılır. Çoğunlukla zigzaglı veya basamaklıdırç Bu şekilde izin çekinti yapması engellenirken, belirsiz iyileşmesi de garanti altına alınmış olur. Bu operasyon daha çok burun ucu şekileendirilmesi zaruri olan vakalar ile daha öceden opere edilmiş sekonder vakalar, travmatik vakalarda tercih edilmektedir. Aynı zmanda cerrah yoğunlukla bu tekniğe alışmış olabilir Ancak kapalı rinoplastiler ile açık rinoplastiler arasında sonuçlar arasında bir fark doğmaz. Aynı sonuçları her iki teknik ile de almak mümkündür. Bu konuda en yanlış bilinen açık tekniğin yeni teknik olduğundan bu tekniğin öncelikli tercih edileceği konusundaki yanılgıdır.